Charlotte Star, Avustralyalı folloşluğuyla odanın havasını bir anda yakıyordu. Amcığını hafifçe aralayarak yatan bu güzel, küt keskin bakışlarıyla çağrıda bulunuyordu. Yarağını sertleştiren adam, terden ıslanmış tenine dayayıp yoğun bir şekilde içine girmeye başladı. Kadının amına girerken yüzündeki acı ve zevk karışımı ifade, onun ne kadar deli gibi istendiğini anlatıyordu. Sakso yaparken çıkardığı iniltinin her biri adamın kökünü dahada sertleştiriyordu.
Adam usanmadan defalarca amcığa dayandı, saçlarını çekip boynuna aldığı öpücüklerle tutkuyu iyice alevlendirdi. Charlotte’ın incecik belağanı, adamın kalın yarak ucunu sıkıca kavrayıp hem sarkık hem de sert vurmasına izin veriyordu. Sikiş o kadar vahşi ve agresifti ki odadaki havayı neredeyse boğacak gibiydi. Yarağına her dalışta kadının amcığı derinleşiyor; çiftin nefesi hızlanıyor, bedenleri birbirine yapışıyordu.
Göğüslerini elleriyle sıkan adam, altına kıvrılmış Charlotte’un amcığını kendi dallanıp budaklanan elleriyle eziyor, içini deli gibi götürüyordu. Her hareketinde kadın daha çok inliyor, amındaki yanma ve sızlama yerini çıldırtıcı hazlara bırakıyordu. O anlarda vücutları adeta kaynaşıyor; oynaşırken çıkan yumruk sesleri ve ağır nefes alışverişleri tutkuyu zirveye taşıyordu.
Sonunda ikisi de dayanılmaz doruklara yaklaşırken adam sertçe en derinlerinden gelip Charlotte’un tatlı amcığını balçık gibi doldurdu. Kadın yüksek sesle inleyip kendini bırakırken adam da son kez köklemesini yaptı; odadaki bütün ağırlık beraberinde gelen boşalmanın çılgınlığıyla dağıldı. İki beden bitap düşmüş ama birbirlerine bağlı kalmıştı; o anın şehvet dolu zehirli öyküsü burada bitti ama izleri uzun süre silinmeyecekti.
