Üvey kardeşin o genç, masum suratında yavaş yavaş yanan o yasak arzu, odanın havasını aniden ateşe verdi. İlk bakışlarda bile sakso çekmeye hevesli o küçük amcığını usulca dudaklarına alıp, sıcacık ağız içiyle oynayarak müptela edercesine emmeye başladı. Sertleşmiş yaramın her hareketinde amcığını şiddetle içine alan o minicik dil, onu delirtti; “Aman allahım,” diye hırıltıyla boğuk şekilde inledi adam. Yavaş ama kararlı hareketler, folloşun o taze amcığına doğru sapıtmasını artırırken, dudaklarının arasından salya akıyor, yanakları kıpkırmızı oluyordu.
Az sonra belini kavrayıp kendine çektiğinde küçük göğüsleri hafifçe sarsıldı. Kendi yarak sertliği iyice kabarırken, üvey kızın kızgınlığı da duvardan taşacak gibiydi. Üç parmağıyla yumuşacık amcığının üstünden geçerken biraz daha derinleştirdi sapıtmayı. Bu pislik dolu oyun onları ikisini de çıldırtıyordu; nefesler hızlandı, vücutlar yapıştı birbirine. Kadının gözleri kapanmıştı artık; sadece sert yarak ve pis emişlerin seslerini duyup bedeninin her noktasında hissettiği o sarsıntıya teslim olmuştu.
Kafasını hafif geri attı erkeğin bedeninde; saçlarının arasında hırçın bir fısıltı yükseldi: “Daha hızlı… dayam beni…” Sikişi artan adam da bu iştahlı davete karşı koyamadı. O minik amcığın içine kökünü sertçe bastırdı, kıza elinden geldiğince acı verecek şekilde sokarken onun ısrarcı nefes alışverişleriyle kendi canına can kattı. Kadının kalçasına vurdukça çıkan çıtırdamalar ve kadife sesi odada yankılanıyordu.
İnleyen kadın baştan çıkarıcı bir halde “Kökle… derin…” diye yalvarırken adam bütün gücüyle içine boşalmaya hazırdı. Yarı çıplak bedenleri birbirlerine kenetlenmişti; her darbe kadın bedeninde sancılı zevk yaratıyor, onu delicesine maşallahlatıyordu. Sonunda o kirli oyunun doruk noktasına ulaşıp koca yarak ağzından köpükler saçarcasına içine boşaldığında genç folloşun vücudu titreyerek orgazm olup çöktü adamın üzerinde… İşte tam da böyleydi: yasak ve iğrenç bir sikişin en temel hali…
