Tiffany Watson Lulu’nun önünde külotunu koklarken yakalanıyor

0 views
|

Lulu Chu, daracık salonun loş ışıkları altında Tiffany Watson’ın minicik bedenine hayran hayran bakıyordu. Tiffany’nin küçük göğüsleri hafifçe kabarıyor, doğal yapısıyla gözleri kamaştırıyordu. İkili arasındaki gerilim havada nabız gibi atarken, Lulu hiç bekletmeden yere çömelip Tiffany’nin çıplak ayaklarını kucağına almıştı. O anki açlığını gizleyemeyen Lulu, Tiffany’nin kirli çoraplarını yavaşça çıkartırken burnunu içine sokup derin bir nefes aldı; ayağın kokusu etrafı sardığında ikisinin de vücutları titremeye başladı.

Tiffany, eliyle Lulu’nun kafasını tutarak onu hem teşvik ediyor hem de kendini kaptırıyordu. Daha sonra Lulu yalancısızca o küçük amcığı diline doladı, parmaklarıyla Tiffany’nin bacak aralarını keşfe çıkıp kaşınan o tüy kadar hassas amcığını ısırdı. Aralarında geçen bu yoğun cinsel elektrikle birlikte, iki kadın birbirlerini fena halde sarmıştı. Lulu’nun parmak uçları içeri itildikçe Tiffany’den kesik kesik inlemeler yükseliyordu. Ardından pozisyon değişti; kıç üstü uzanan Tiffany, Lulu’nun karşısına geçti ve birbirlerine ağızdan ağıza kapanırken dil değiştirmişlerdi.

69 pozisyonuna geçiş yaptıklarında Tiffany’nin küçücük sikişi Lulu’nun ağzında kayıyor, aynı zamanda onun amcığını da emiyordu. Aralarındaki şehvet doruğa ulaşmıştı; her hareket sertleşen yaraklar kadar keskin ve acımasızdı. Scissoring pozunda birbirlerinin amcıklarına saplandıkları o anda, inanılmaz bir sıvı boşaldı Tiffany’den; o incecik bedeni kasılırken Lulu daha da derinlemesine dayamaya başlamıştı. Tüm salon onların nefes alış verişleri ve erotik iniltilerinden ibaret olmuştu.

Sonuç kaçınılmazdı; uzun süreli köklemenin ardından ikisi de zirvelere doğru sürüklendi. O son dakikalarda, Tiffany’nin dizlerinin üzerinde titreyerek inlemesi ve Lulu’nun neredeyse boğulacakmışçasına kızgın nefesiyle “Benim folloşum…” diye mırıldanması odadaki ateşi alevlendirdi. Şimdi tamamen teslim olmuş vücutlar birbiriyle bütünleşmişti; aşkın değil fakat sapkınlığın ve kontrolün en vahşi halindeydiler.