Öncelikle, Kenna James’in çıplak vücudu odanın loş ışıkları altında parıldıyordu. Göğüsleri sertleşmiş, pembe uçları heyecanla kalkmıştı. Yarağı kabaran adam onu süzüyor, gözlerindeki açlık her hareketine yansıyordu. Kenna’nın dudakları hafifçe aralandı, nefesi hızlandı; içindeki ateşi gizlemek imkânsızdı artık. Adamın güçlü elleri omuzlarının üzerinden aşağıya kaydı, göğüslerini kavrayıp sıkarken kadının içi ateş gibi yanmaya başladı.
Yavaşça yere doğru eğildi, amcıklarını ıslatmaya başladı. Dudaklarını keskin bir şekilde sarkıttı, adamın yarak başını yaladıktan sonra saksoyu tam gaz sardı. Ağzında hissettiği kalınlık ve sıcaklık onu delirtti; gözleri kapandı, boynu geriye attı. O sırada adam da dayanamadı; ellerini saçlarına geçirdi, sertçe başını tutup daha derin folloşu zorladı. Kulak tırmalayan hırıltılar odada yankılanıyordu.
Kenna och sırt üstü yattığında adam yerini alarak hemen kara sikmeye başladı. Vücudu hızla titriyor, arka amcığını köklemeye hazırdı ama şimdilik sabrediyordu. Her deliğinden akan zevk damlasıyla iyice ısındı; amcığından çıkan ahlar her saniye artıyordu. Adam ritmini arttırınca sakso da hızlandı, amcığını hızlıca yalayıp emdi; bu anlar ölümsüzdü.
Öfkeyle dayadı yarak ucunu amına ve bastırdı içine kadar! Kenna kendini kaybetti, dişlerini sıktı ama içten gelen iniltiler engel olamıyordu. Sert kütle deliğe girerken çekişler de sertleşti; kemik gibi saplandı ardından geri çekildi tekrar vurdu… Amcığından akan ılık zevk damlaları yere bulaşırken zaman durdu sanki.
Sonunda zirveye yaklaştılar; adam haykırarak bütün gücüyle kökledi sıkıca Kenna’yı, o da son çığlığı atıp bacaklarını kavradı ona aşkla yapıştı. Yarağın dibine kadar sokulmuştu yani içinde ve hem ruhu hem bedeni çökmüştü o patlamayla. İki beden birbirine karışmışken kalan son nefesler de boğuk boğuk çıktı dışarı… Buha aşırı istekle dolu bir geceydi ve kilo kilo zevk onları parçaladıktan sonra bile devam ediyordu hâlâ…
