Bahçede esir kızı zincirleyip götünden acımasızca düzüyor

0 views
|

Boğazına kadar pislik içinde, güneşin kavurucu altında bir parkta, kızın teni terlemiş, yüzünde inatçı bir öfke ve arzunun karışımı var. Gözleri yerdeki toza sabitlenmişken, adamın sert bakışları onu esir almış; boynuna dolanan kalın zincirle teslimiyetin en koyusunu yaşatıyor ona. Aralarının mesafesi yok, nefesleri birbirine karışırken adamın elleri acımasızca kıçını sıyırıyor, parmakları amcığının içine giriyor ve daha önce tatmadığı kadar derin izler bırakıyor oyalamadan. Her hareketiyle kökleme isteği artarken, sertçe tutup yere yatırıyor, kirli çimlere yayılan vücudu çıplaklığının tüm utancını üzerinden atmaya çalışıyor.

Parmaklarının dansı şiddetlenirken amcığı sarkıtıp yağ gibi yumuşak saksoyu boca ediyor içine. Kaba dilini sokup emiyor; önden giydirirken kuyruk deliğine basınç yapmaktan çekinmiyor, sert kökünü kırmadan adeta pençeleriyle çizme yapıyor. Kadının bedeninden yükselen iniltiler ve yakarışlar arasında adam bütün gücüyle içeri giriyor; her dalgada amcıkta hissettiği sıcaklığı duyuyor. Yalaklarının ıslaklığıyla kayganlaşan aralarından dışarı çıkıp yeniden batırdığı uzun yarağı ağır ağır sallarken bağırmasını istiyor; isteklerini bastırmaya çalışsa da giderek artan orgazm ağırlığı altında eziliyor.

Azgınlığını dizginleyemeyen adam kıçından öne yatmış kızın sineğini çevirip iki eliyle sıkarak kendi zevkini zirveye taşıyor. Kadının can havliyle gerdiği vücudu arasında saplanan yarağın sesi etrafa yayılırken gölgeler gibi yakınlarında bekleyen başka bakışların gözleri parlıyor. Son darbeyi vurduğunda kucağına düşen kızın bedeninden taze sıvılar akıyor ve köpürmeye başlayan cinsel fırtına sonunda dinmek üzereyken ikisi de susturulmuş mutluluğun içinde nefessiz kalıyorlar. Sertliği hâlâ kabarırken yaşadıkları bu açık hava köklemesi hayatlarına kazılıp kalacak bir anıya dönüşüyor; teslimiyetin ve hakimiyetin kirli kokusu çevreyi sarıyor.