Damadın üvey annesiyle gelinini nikah öncesi öpüşürken yakalıyor

0 views
|

Gelinlik içinde genç ve diri amcığını kıvıran o folloştan habersiz damat, salonun köşesinde titreyerek bekliyordu. Düğün başlamadan önceki o kırılma anında, bakışları salonun loş köşesindeki iki kadına takıldı. Biri, sıcak teniyle ve kocaman göğüsleriyle göz kamaştıran üvey annesi, diğeri ise yeni yıkanmış gibi bembeyaz gelinliğiyle o taze sütten çıkmış buzağıydı. Kendi düğünü olmasına rağmen yürek hoplatan bu tabloyu görünce aklı dondu; annesinin dudakları genç gelinin amcığına yapışıktı.

İşte orada başladı her şey. Üvey anne, fanatik bir arzuyla genç amcığını yalıyor, dudaklarını ısırıyor, dilini sokup çıkarıyordu. Gelin de buna kayıtsız kalmayıp dilleri birbirlerine dolaşmıştı. O şehvetten yanıp tutuşan bakışlar, damadın damarlarında buz gibi bir elektrik gibi gezdi. Nefes nefese kalan adamın gözünden kaçmadı amcığın hafif ıslanması ve parmakların gıcırdayana kadar sıkılması.

Genç gelin üvey annenin boynuna sarıldı, elleriyle sımsıkı kavradığı göğüslerini daha da ileriye taşıdı. Üvey anne ise parmaklarıyla sert dikilmiş yarak başını uyarıyor, dişleriyle çeneye hafifçe bastırarak “daha hızlı” dercesine inleyerek onu dolduruyordu. Bu iki fahişe arasında geçen sevişme öylesine baskındı ki damat kendini kaybetti; içinden nasıl dahil olurum diye hesap yaparken kendi sikisinin sertleştiğini fark etti.

Adeta gizli bir savaş alanının ortasında kalmıştı; hem şokta hem de zevkten deliriyordu. Kadınların dudaklarından akan salyalar birbirine karışırken, amcıklar yavaş yavaş kabarıyor ve el ayak dolaşıyordu. Üvey annenin elleri şimdi gelinin basenlerine kaydı; tüyler ürperten dokunuşlarla vücutlarını birleştirdiler adeta. Genç gelin dizlerinin üstüne çöküp altında yer açarken üvey anne onun deli deli inleten amcığını emmeye devam ediyordu.

Sonra az sonra patlayacak futbol topu misali şişmiş yaramazlığıyla damadın önünde diz çöktüler ikisi de. Gözlerinden ateş fışkıran adam artık dayanamadı; odanın sıcak havasında aklının tamir edemeyeceği şekilde içgüdüsel hareketlere başladı. Yarağı sivrilip sertleşirken kendini engelleyemedi; onları izlemek yetmediğinde dolup taşan heyecanıyla aniden içeri daldı.

Kadınlar şaşkındılar ama hiç direnmediler; aksine daha da azdırıcı hareketlerle ona yol verdiler. Gelinin dilinde üvey annenin tatlı acısı vardı artık. Parmaklar sakso başını oyuyor, kızgın yaraktan bal akıyordu ortalıkta. Damat sertçe dayadıktan sonra süratle kökleme başladı; iki kadının çıldıran zevk sesleri koroda yükseliyor, oda erotik bir savaşa dönüşüyordu.

Sonunda herkesin sınırlarını zorlayan o an geldi: Üvey annenin ağzından gelen keskin inlemelerle birlikte gelinin tavana kaldırdığı kalçaları devasa sarkma dalgalar halinde sarsıldı. Damadın sağlam sapıyla birlikte üçlü delice sarmalanmışken zevk yumruğu patladı ve oda orgazm alevleriyle kavruldu…