Adam yerinde kıpırdayamıyor, o iğrenç küçük yarak eline bile değmeden karısı üstüne kabullenmiş gibi oturuyor. Kadının yüzünde alaycı bir gülümseme var, aşağıdaki zavallı kocasını rezil etmek için sabırsızlanıyor. Amcığını saran o küçük organı görünce, dudağını ısırıp ona acıyan bir kadının öfkesini kusuyor. Adamın üstüne çökmüş, boynunu dişleyerek ona ne kadar yetersiz olduğunu hissettiriyor.
Kadın sakso yapmaya başladı, ufacık tahta gibi yarak adamın ağzında şaşkınlıkla titriyor. “Buna mı güveniyorsun?” diyerek alaycı sesini yükseltiyor, aşağılama dozu artırıyor. Kocasının hevesi kırılmış, utanmadan ama istek duymadan orada duruyor. Kadının parmakları amcığını yoklarken küçücük olan her zerresini aşağılıyor; “Yarağın bu kadar ufaksa ben napıyorum seninle?” diye haykırıyor azgınca.
Sonra kadının fırladığı kızgınlık anında adamı yere yatırıp üstüne biniyor. Yarağına sertçe dayandığında adamın yüzü bembeyaz oluyor, kendini yetersiz hissediyor ama kadının şiddetli köklemesiyle hiçbir itiraz edemiyor. Kadın arka arkaya koyuyor onu çırılçıplak ve rezil edercesine içini boşaltırken kendi zevkine yenik düşüyor; hırıltılar arasında amcığına daha sert davranıyor, onu hem fiziksel hem psikolojik olarak eziyor.
Son hamlede tüm gücüyle inliyor kadının sesi; adam çaresizce yatağa yapışmış halde kalırken kadın son kez altına boşalıyor ve onu tamamen kendi oyuncağı haline getirmenin tadını çıkarıyor. O küçük yarak artık sadece yük ve rezalet olarak kalmış; kadın ise zaferle dolu bir kahkahayla onu aşağılamaya devam ediyor, bu kirli oyun bitene kadar asla affetmeyecekmiş gibi…
