Ürpertici bir ateşle başladı gece; sıcak tenler birbirine yapışırken o küçük amcığın içine girmenin, orayı paramparça etmenin zamanı gelmişti. Spic, kıvrak bedenini kadının üstüne öyle sert dayadı ki, her kökleyişinde amını çatlatacakmış gibi inlettirdi. Parmaklarıyla amcığını kaşırken, diğer eliyle de o yalancı dudaklarını ikiye ayırıp çıldırtıyordu. Kadın, can havliyle ısırıyordu dudaklarını, sanki o yarak içeri girmediği an nefesi kesilecekti.
Spic’in ağır ama kontrollü darbeleri, amcığın en derinlerine işliyordu; vajinanın içinde parmaklarının ucundaki şehveti hissettirirken bir yandan da klitorisindeki küçük düğmeyi acımasızca ovuyordu. Kadının nefesi daralıyordu, sesi boğuk hırıltılara dönüşüyor; “Daha hızlı… dayam artık…” diye yalvarıyordu ağzından çıkan her kelimeyi bağırarak çığlığa çeviriyordu. O anlarda aralarındaki hava bile elektrik gibi gerilmişti; terden kayganlaşan tenlerde her hareket daha vahşi ve acımasızdı.
Spic devam etti: önüne gelen tüm direnci kırarcasına sertçe gömdü yaraklığını amcığına. Topukları yerde destek ararken, kalçasını ritmik biçimde sarsıyor, kadının içinde hissedilen sıcaklıkla kendi sapıklığını aynı anda doyuruyordu. Kadın bütün bedenini bükmüş, yarasına penisin teker teker vurduğu delikmişçesine inliyordu; parmaklar kıpırdamıyor ama klitorisinde yapılan baskı sanki aklını uçuruyordu.
Yarak son bir hamlede doruğa koştu; kızın dalgalanan kalçaları arasında yoğunluk arttıkça arttı, spic’in gözü karardı ve azgınlığı tavan yaptı. O sert sürtüşmelerden sonra kadın kendini tamamen teslim etmişti; tıpkı yaramaz bir folloş gibi ensesine kadar götürülüyor, şiddetle sikiliyordu. Sonunda Spic kasılıp yumruklarını sıktıktan sonra o deli boşalmasını yaptı; sıvıları kadının içinden dışarı taşarken kadın yüksek sesle titredi ve ayakları yere basamayacak kadar gevşediği için serildi kaldı… Parça parça inleyen bedenler ardında kalan tek şey ise lezzetli bir işkence ve damla damla süzülen tutku oldu.
