Sportif sarışın Alexa Grace yalnızken oyuncakla kendini coşturuyor

0 views
|

Madrid’in sıcak havası odada iyice hissediliyordu; Alexa Grace, atletik vücudunu sergileyerek ortama hakim oluyordu. Sarışın teni terden parlarken, oyuncakları önüne dizmiş, gözleri kıskançlıkla parlıyordu. Yumuşacık dudaklarını ıslatıp yaramazca oynatıyor, içindeki azgınlığı saklamaya hiç niyeti yoktu.

Tatlı kasları gerilip gevşerken, elindeki vibratörü avuçluyor ve amcığını yavaşça uyarıyordu. Kendini bırakmıştı; nefesleri hızlanıyor, derinleşiyordu. Oyuncağın titremesiyle birlikte Alexa’nın bedeninde dalgalar halinde elektrikler yayılıyordu. Amcığını sıkarak oynaşması iki kat daha keskin bir hale gelmişti; dudaklarının arasından çıkan inlemeler odanın duvarlarına vurup yankılanıyordu.

Sonra oyuncaklara uzandı, sertlik dozunu artırdı. Bacağını kaldırırken bacak arası açılmış, amcığı tamamen erişime açık hale gelmişti. Parmaklarıyla aynı anda saksoyu da uyarıyor, kendini adeta cehenneme gönderiyordu. Her hareketi agresifleşiyor, içinde biriken hırsın dışa vurumuydu bu; sertçe kendi amını çatlatıyordu.

Titrek nefesler arasında Alexa artık dayanamaz hale gelmişti. Vücudu sarsılıyor, kalçaları ritmik bir şekilde yer değiştirmeye başlamıştı kıvranan arzuyla. Oyuncaktan aldığı zevki artırdıkça artıyor, sinir uçlarının her biri ayrı ayrı infilak ediyordu sanki. En sonunda kendini zor tutamadı; amcığını tamamen açtı ve sertçe kendine dayadı oyuncakla beraber.

Birden bire yüksek voltta bastırdı içine doğru; sertlikyle köklediği her an sedirde yankılanıyordu sanki orman kadar gürültülüydü. İnlemesi çıplak duvara çarparken Alexa tamamen teslim olmuştu bu kafasız şehvet fırtınasına. Amcığı kızarıyor, ter içinde kayıyor ama asla gevşemiyor; aksine daha da sıkılaşıyordu.

Bütün bedenini kavrayan orgazm sonunda geldiğinde titremeleriyle birlikte afallamış gibiydi ama hazdan deliriyordu. Göğsünü yumruklayarak derin derin nefes aldıktan sonra yere serilmiş gibi kaldı; ama aklında tek şey vardı: o acayip sapık zevk… Hırçın orgasmlarının ardından oyuncakları bir kenara attı ve “Bir dahaki sefere daha da fena olacağız” diye mırıldandı kendi kendine…