Tammy Claire, odanın loş ışıkları altında yavaşça üstündekileri sökerken, iri göğüsleri Lacey Starr’ın gözlerinin içine ateşle baktı. O yaşına rağmen hâlâ diri ve hırslı olan Lacey, Tammy’nin soyunma ritmine ayak uydurarak kendi kocaman memelerini sergilemeye başladı. İkisi de sanki birbirlerine meydan okurcasına, çıplak tenlerin kurduğu o tehditkâr atmosferde nefeslerini kesiyordu. Hırsla dolu bakışları, amcıklarının ıslaklığını gizlemekte zorlanıyordu; her an tutuşacak bir alev gibi yükseliyordu arasındaki gerilim.
Tammy’nin elleriyle göğüslerini kavrayıp sıktığında, Lacey arkasını döndü ve kalçasını hafifçe tavana kaldırarak davetkar bir pozisyon aldı. Göbeğindeki hafif ter damlacıkları, cildini daha cazip gösteriyordu. Lacey’nin parmakları nazikçe amcığını ararken, Tammy’nin yumuşacık dudakları köprücüğünde geziniyor, aşağı eğilip sert yarak başını diline alıyordu. Her hareketiyle Lacey’nin vücudu titriyor, içinden kopan istek sesi boğazından çıkmaya hazırdı.
Lacey yerinden kalkıp Tammy’yi kollarıyla kavradığında, ikili arasındaki sıcaklık artıyor; bedenler birbirine sürtünüyordu. Tamamıyla açılmış amcıklar ve iri göğüs uçları birbirine değiyor; iki erotik fırtına birleşiyordu adeta. Lacey ağır ağır Thomas’ın sertleşen yarak ucunu içine aldı; derin nefeslerle ıslaklığını arttırırken Tammy’nin elleri kafasının arkasında dolanıyordu. Yavaş yavaş hızlanan hareketlerle içeri girip çıkıyor, iniltisini boğuyordu.
Tammy de boş durmayıp zayıf omuzlarını geriye atarak Lacey’nin kalçalarına güçle dayandı. İkisi de artık nefes almakta zorlanırken sikiş giderek sertleşti; çıkışlarda yumuşayan ama hemen ardından tekrardan kabaran yaraklar ardı ardına vurup amcıklara şiddetle baskı yapıyordu. Altlarındaki halının lifleri bile bu ateşi hisseder gibiydi.
Sonunda iki kadın da zirveye vardılar; Tammy uzun bir inleme eşliğinde omuzlarını salladı ve Lacey de yumruklarını sıkarak kendini bırakmıştı haz perdesinin ortasında. Sıcak vücutları birbirine kenetlenmiş haldeydi; tatmin olmuş ama hala yanmakta olan o yasak arzunun izleri yüzlerinden okunuyordu. Bu buluşmanın sonu gelmişti ama orada kalan sızıntılar sonraki seferler için umut taşıyordu.
