Sabahın erken saatlerinde evin içinde yaşanan yasak arzular, yaş farkına rağmen patlamaya hazır bir volkan gibi kabarıyordu. Göz göze geldiklerinde aralarındaki elektrik hissediliyordu; genç oğlan, olgun üvey annesinin iri göğüslerine, dolgun kalçalarına, her kıvrımına aç bir kurt misali saldırmaya hazırdı. Kadının yüzündeki o karışık duygu — hem suçluluk hem de bastırılmış tutku — ortamı daha da alevlendirmişti. Oğlan, uzun zamandır içinden geçenleri artık yok sayamamış, ellerini kadının yumuşak tenine gezdirmeye başlamıştı. İri göğüsler elinde dolanırken kadın hafifçe inlemiş, nefesi hızlanmıştı.
Aniden yere oturmuşlar; oğlan altındaki sertleşmiş yarakla kadının amcığını aramaya başladı. Parmaklarıyla kadını ıslatırken dudaklarını da esir etmemişti; sert emmelerle kadın kendini kaybetmeye başlamıştı. Genç adam önce sakso yaparak kadını delirtti; dilini amcığın içine salıyor, ısırıyor, yürütüyordu. Kadın artık boyun ve omuzlarını geriye atmış, tamamen teslim olmuştu. Ardından ayakta kalıp göğsünü kavrayan elleriyle kadın eteğini yukarı çekti; beyaz çamaşırı iyice ıslanmıştı artık. Oğlan hiç acımadan yerleştiği amcığa girmeye başladı.
Her kökleyişte kadın yüksek sesle inliyordu; odada yankılanan bu sesler sapkınca tatmin ediciydi. Oğlanın genç yağız gücü ve tecrübesizliği bir arada yaşanıyordu: hızla dayadı, sonra biraz geri çekildi derken tekrar sert şekilde soktu amcığını içine. Kadın bacaklarını açık tutuyor, onun her hareketine karşılık veriyor ama kafasını elleriyle duvara dayayarak dayanılmaz haz dalgalarını kontrol etmeye çalışıyordu.
Sonra oğlan temposunu arttırdı; elini kadının kocaman memelerine götürdü ve sıkmaya başladı. Göğüs uçları dikleşti, kadın bağırmak üzereydi ancak ağzını yumrukladı kendince susturmaya çalışarak azgınca götürüyordu o yarakla oyununu. Bir an geldi ki oğlu sapıtmış gibi kızgın kızgın sokuyor sonra çekiyordu amcığına; kadın sanki delinmekten hoşlanan pis bir hayvana dönüşmüştü.
Birdenbire ivmesini kesip sırtüstü yatırdı kadını yatağa. Ellerini kalçalarından tutup kaldırarak iyice açıverdi bacakları arasını. Oğlan çoktan uyarılmış ve sıyrılmış yarakla doğrudan büyük deliğe daldı; sertçe köklüyor ardından yavaşlayıp tekrar tırmandığı zirveye çıkıyordu adeta egemenlik kurar gibi. Kadın gözlerini kapamış ama tüm benliğiyle ona teslim olmuştu artık.
Yumruk kadar sıkı kaslar içinde defalarca git-gel yaptıktan sonra sonunda boşalmak için kendini zorladı oğlan. İçine sıkarken kadın iç çekip titremeye başladı. Bu yoğun ardından ikisi de soluk soluğa kalırken odada kalan tek şey o ateşli sessizlik oldu: yasak ama vurucu bir köklemenin üstünde ağırlaşan nefeslerin yankısı…
